ttk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ANONİM ŞİRKETTE FESHİ İHBARDA BULUNMAK SURETİYLE ORTAKLIK SONA ERDİRİLEBİLİR Mİ?

Bir Tutam Hukuk Instagram sayfasının hikayesini yukarı kaydırıp buraya gelen güzel insan,öncelikle hoş geldin.Aşağıda sorunun geniş bir cevabı mevcut, konuyu iyi öğrenmek için cevabın hepsini okumanı şiddetle tavsiye ediyorum.Acelem var, sadece cevabı öğrenmek istiyorum diyecek olursan kırmızı renkte olan en son paragrafı okumanı rica ediyorum.Ödülü kazanan bu sayfanın en alt kısmında yazıyor.Bakalım doğru cevabı veren kişiler arasından hanginiz ödülün sahibi olacaksınız.



OLAY:

Merkezi İzmir'de olan A anonim ortaklığı, ortaklık sözleşmesinin 5. maddesine göre, 5 yıl süreli olarak kurulmuştur.Ancak bu süre geçmiş olmasına rağmen ortaklık faaliyetlerine devam etmekte ve de işlemler yapmaktadır.Ortaklardan C ortaklığa ihtar çekerek, ortaklığın belirsiz süreli hale geldiğini, bu nedenle ortaklığı altı ay sonra etki gösterecek şekilde feshi ihbar suretiyle sona erdirmek istediğini belirtmiştir.

Soru: Olayda olduğu gibi, ortaklık süre bitmesine rağmen faaliyetlerine devam ederse, bunun hukuki sonuçlar nelerdir? Bu durumda ortak C feshi ihbarda bulunmak suretiyle anonim ortaklığı sona erdirilebilir mi?

Cevap:

Olayda olduğu gibi, ortaklık sözleşmesinde yer alan sürenin sona ermesine rağmen, ortaklığın faaliyetlerine devam etmesi durumunda, hangi hüküm ve sonuçlarının ortaya çıkacağına ilişkin yeni TTK önemli bir kural getirmiştir.Gerçekten de TTK 529/1 a'da yer alan düzenlemeyle,süre sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hale gelmeyen anonim ortaklıklarda, ana sözleşmede yer alan sürenin sona ermesi anonim ortaklığın infisah sebebi olarak öngörülmüştür.Yani bu düzenlemeyle kanun koyucu, şayet ortaklık süresi sona erer, ancak ortaklık faaliyetlerine devam ederse, bu durumda söz konusu ortaklığın sona ermeyeceğini, aksine ortaklığın belirsiz süreli hale geleceğini hükme bağlamaktadır.Bu düzenleme isabetli bir kuraldır.Gerçekten de böylelikle kanun koyucu, gelişimi veya gelişmekte olan bir anonim ortaklığın faaliyetlerine devam etmesine rağmen, sırf ortaklık sözleşmesindeki süresi dolduğu için sona erdiğine ilişkin katı düşünceleri ortadan kaldırmakta, ortaklık çalışanlarının ve ortakların yararına olumlu bir düzenleme yapmaktadır.Kaldı ki, yukarıda da ifade ettiğim gibi, daha başlangıçta belirsiz süreli bir anonim ortaklık kurulabildiğine göre, belirli bir süre için kurulan bir anonim  ortaklığın daha sonra fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli bir anonim ortaklığa dönüşmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.Son olarak bu hususla bağlantılı olarak şunu da ifade etmek gerekir:Bu şekilde bir anonim ortaklığın fiilen devam etmesinin sonucu olarak, yasal düzenlemeyle onun belirsiz süreli hale gelmesi, anonim ortaklıkların yapısına da uygun bir kuraldır.Çünkü anonim ortaklıklar-kural olarak- pay sahiplerinden bağımsız, kurumsal niteliğe sahip ortaklıklar olarak düşünülmüştür.

Burada tartışılabilecek asıl sorun, olayda olduğu gibi, belirsiz süreli hale gelen anonim ortaklığın ortaklardan birisi tarafından feshi ihbar suretiyle sona erdirilip erdirilemeyeceği meselesidir.Kuşkusuz aynı sorun, ortaklık sözleşmesinde herhangi bir süre öngörülememesi veya "belirsiz süre" öngörülmesi hallerinde de karşımıza çıkar.Kanun koyucu bir ortağın feshi ihbar suretiyle anonim ortaklığı sona erdirip erdiremeyeceği hususunu anonim ortaklıklarda düzenlememiştir.Buna karşılık adi ortaklıklarda buna olanak tanımıştır.Gerçekten de TBK 639/1 b.6 ve TBK 640'a göre, belirsiz süreli olarak kurulan adi ortaklıklarda ortaklardan her biri altı ay önceden feshi bildirmek suretiyle ortaklık ilişkisini sona erdirebilir.


Sorunun uzun olması sebebiyle gören binlerce kişi arasından çoğu kişi soruyu okumazken,az bir kısım da işaretleme yaptı.

Binlerce kişi arasından sadece bir kişi DM ile cevabını açıkladı,zaten cevabın açıklanacak pek bir kısmı da yoktu.Uzun diye okumaktan vazgeçip,geçtiniz hikayeyi.Bir dahaki çekilişte görüşmek üzere,sınavlarınızda başarılar diliyorum.

Kazanan Arkadaşımız: Barış Dalgın @barisdalgin

birtutamhukuk@gmail.com hesabına adres ve iletişim bilgilerini gönderebilirsen hediyeni hemen göndereceğiz.Maili göndereceğin mail adresini de DM üzerinden bize iletebilirsen çok iyi olur.

Ödülü merak edenler mutlaka olacaktır,merakta kalın :)


TİCARİ İŞLETMENİN DEVRİ NASIL GERÇEKLEŞİR ?

                                         TİCARİ İŞLETMENİN DEVRİ NASIL GERÇEKLEŞİR ?

Ticari işletmenin devri,uygulamada çok karşımıza çıkacak bir hukuki işlemdir.

                TBK madde 202                       /             Bu maddeler konuyu ele alırken
                TTK madde 11                      /        kullanacağımız yasal çerçeveyi 
                TTK madde 36 vd.             /         ele alıyor.


TTK madde 11 (bütünlük ilkesi) :

1. cümlede devrin tanımı yapılıyor.
2. cümlede devrin kapsamına giren malvarlığı unsurları,
3. cümlede de işlemin tabi olduğu şekil şartı düzenlenmiştir.

TTK madde 11/3 hükmünde ticari işletme devrinin şekli,kapsamı ve konusu yer almaktadır.


TBK madde 202 :

Sadece ticari işletmeleri değil,esnaf işletmesinin veya bir malvarlığının devri halinde de bu hükme başvurabiliyoruz.Daha geniş kapsamlı bir nitelik taşıyor.İşletmeyi bir kül halinde değil de parça parça devretmek istenirse yine bu hükme başvurulur.

& Maddede lafzı geçen ihbar ya da ilan alacaklıların bu durumdan haberdar olması içindir.


& Devir kapsam olarak işletmenin hem aktiflerini hem de pasiflerini kapsar.

& TBK madde 202 ; bir kez devir gerçekleştikten sonra devralanın borçlardan hangi kapsamda ve hangi alanda sorumlu olacağını kapsamaktadır.Yani TBK madde 202'de bir sorumluluk rejimi düzenlenmiştir.

& Devreden de 2 yıl daha devralanla birlikte müteselsil borçlu olur.

Yani aslında TBK 202 ile TTK madde 11 birbirini tamamlamaktadır.Biri diğerini uygulanamıyor kılmıyor,tamamlıyor.Ticari işletmenin devrinde TTK madde 11 ile TBK madde 202 beraber uygulanıyor.

TTK MADDE 11

& Ticari işletme,bir araya gelmiş malvarlığı değerleridir.Daha doğrusu mal varlığı değerleri olan işletmedir.Bu değerler maddi olabileceği gibi gayri maddi de olabilir.(Müşteri çevresi de devirle beraber devralana geçtiğinden bunun için ödenen karşılığa peştamaliye veya hava parası deniyordu.)

& Ticari işletme devredilirken tüm değerleri ile birlikte devrolunur.

& Taşınır,taşınmaz malları,müşteri çevresi,itibarı da devre konu oluşturur.

& Taşınırlarda mülkiyetin karşı tarafa geçirilmesi zilyetliğin devri (teslim) ile olur.

& Taşınmazlarda mülkiyetin geçirilmesi tapu siciline tescil ile olur. ( Bu işlemler tasarruf işlemidir.Aktifte artışa sebep olur.)

& Taşınmaz satım sözleşmesi tek başına mülkiyetin geçirilmesi için yeterli değildir.Borçlandırıcı / taahhüt işlemi niteliğindeki bu sözleşme tarafların irade birliğini ifade etse de tasarrufi işlem olan tapu siciline tescil ile mülkiyet geçmektedir.

& Taşınırlarda tasarrufi işlme teslimdir.Taahhüt işlemi ise zilyetliğin devri iradesini içeren sözleşmedir.

                  Ticari  işletmenin devrinde ise tek bir tasarruf işlemiyle bütün malvarlığı değerleri devrolunur.Normal şartlarda her birinin geçişinde ayrı ayrı işlem yapılması gerekirdi.Fakat bunların hiçbirinin yapılmasına gerek olmaksızın tek bir hukuki işlemle,o ticari işletmenin malvarlığı içerisinde bulunan değerleri geçmektedir.

 Peki bunun nedeni nedir ?

Devir işlemini kolaylaştırıp,hızlandırmak için böyle bir prosedürümüz vardır.Sadece tek bir devir sözleşmesiyle birlikte bütün aktifler ve pasifler devralana geçiyor.

-- Aktiflerin devri bakımından ticari işletmenin devri sözleşmesi,
    hem taahhüt hem de tasarruf işlemidir.Tek bir hukuki işlemle,aktiflerin devri sağlanmış olmaktadır.

--Pasiflerin devri bakımından ise,
   TTK madde 11 hükmü, TBK 195 ve 196 hükümlerini ortadan kaldırdığı için aşacaklının rızasına gerek olmadan devralana pasifler geçmektedir.

İşletmenin Pasifleri Hangi Anda Devralana Geçiyor ?

Burada TBK madde 202 devreye girmektedir.Pasifler,aktiflerde olduğu gibi sözleşmeyle birlikte direk geçmiyor.Sözleşme,pasifler için tasarruf işlemi basamağını oluşturmuyor.Borcun geçişini sağlayan husus ; devralanın bunu alacaklılara bildirdiği (ilan veya ihbarla) andır.Bu bildirim, Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan veya devralanın doğrudan alacaklılara yapacağı ihbar suretiyle gerçekleştirilir.İlan veya ihbar anından itibaren devralan borçlardan sorumlu olmaktadır.

Yine TBK madde 202 yapılıcak ihbar için özel bir şekil şartı öngörmemiştir.Türkiye genelinde yayım yapan gazeteyle,mesajla,telefon üzerinden bilgilendirerek e-mail yoluyla ihbar yapılabilir.

&İlandan önce doğmuş olan bütün borçlar için bile devralan ihbarı ya da ilanı beklemelidir.Borç ilanından önce muaccel olsa dahi devri sözleşmesi,ialn ya da ihbar edilmediği sürece o borçlar devralana geçmiş olmaz.

                            DEVRİN KAPSAMI
 & Ticari işletmenin duran malvarlığı,işletmenin kurulumu sırasında hazır olan malları ifade etmektedir.Örneğin ; fabrikanın makineleri duran malvarlığının karşıtı döner malvarlığıdır.Hammadde böyledir.

-İşletmenin değeri
-Kiracılık hakkı
-Ticaret unvanı
-Fikri mülkiyet hakları
-Sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı ; bunların hepsi devre konu olur.

Taraflar eğer isterlerse sözleşmede kararlaştırarak,bazı unsurların devre konu olmayacağını belirleyebilirler.Bazı unsurları devri kapsamı dışında bırakabilirler.


Hangi unsurlar devir dışında bırakılabilir ? 

Bu konuda farklı görüşler mevcuttur. 

Hakim Görüş (1): Aktiflerle pasiflerin birlikte devredilmesinin mantığı ; pasiflerin ödenmediği takdirde aktiflere başvurulacak olmasıdır.Yalnızca aktifleri devrederseniz,borçlar devredende kalır.Devreden bu borçları ödeyemediği takdirde de alacaklılar korumasız duruma düşer.Dolayısıyla sadece aktifleri geçiren devir sözleşmeleri geçersiz olur.

Diğer görüşün argümanları için şunları söyleyebiliriz ;

2 : Pasifleri dışarıda bırakarak da devir gerçekleşebilir.Çünkü ; devredene de belirli bir miktar para verilmektedir.Borçlar o paradan tahsil edilebilir. (azınlık görüş)

3 : TTK'nın amacı alacaklıyı korumak değildir. İcra-iflas Kanunu'nun amacı alacaklıyı korumaktır.Dolayısıyla pasifler devir sözleşmesinin dışında bırakılabilir. (azınlık görüş)

4 : Devir sözleşmesi bir ''sözleşme'' niteliği taşıdığına göre irade serbestisi çerçevesinde pasifleri devir dışında bırakabilirler,taraflar sözleşmenin içeriğini istedikleri gibi belirleyebilirler. (azınlık görüşü)

Hakim görüş TBK madde 202'nin emredici olduğunu söylüyor.Azınlık görüş ise TBK madde 202'nin emredici olmadığını söylüyor.

TBK madde 202/f.2 sorumluluğu düzenlemiştir.

''Bununla birlikte,iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır''